http://www.bjk.com.tr

28 Ocak 2008 Pazartesi

Besiktas - Gaziantepspor Turkcell Super Lig 20. Hafta

Herkesin sabrinin tastigi bir nokta vardir. Ben bu noktaya bir Pazartesi sabahi saat 2 civari ulastim. Televizyon kanallarindaki yorumculari dinlerken, ya da dinlemeye calisirken onlardan eksigimin degil, en azindan Istanbul'daki butun maclara gitmek gibi, bir fazlamin olduguna karar verdim ve bu blogla dusuncelerimi diger Besiktasli'larla paylasmak istedim. Sanirim Besiktasli'yim dememe gerek yok ama nasil Besiktasli oldugum biraz onem tasiyor.

Kendimi bildim bileli Besiktas'i izlerim. Spora ve futbola ilgi duymaya basladigim donemde Besiktas'in Metin - Ali -Feyyaz'li efsane kadrosu ortaligi kasip kavuruyordu ve ben de 7-8 yaslarimdayken hic bilmeden, hayatim boyunca degistiremeyecegim bir karar vermistim bile. Insanlar hayat arkadaslarini bile gomlek degistirir gibi degistirirken, tuttugunuz takim kimliginizin oyle onemli bir parcasi haline geliyor ki, sevdali takiminizin sizi uzdugunu bir an icin kendinize bile itiraf etmeye cekiniyorsunuz.

Besiktas, Metin - Ali - Feyyaz'li doneminden sonra ilk kez 100. yilinda yine efsane olmaya aday bir kadro sahibi olana dek biz hep bekledik. Arada Daum'la gelen sampiyonluk, Rasim Kara ve Toshack donemlerini parantez icine alarak; sampiyonluk icin, iyi futbol icin, Avrupa'da basari icin bekledik. 2003/04 sezonunda sampiyon olup devamindaki sezonda Sampiyonlar Ligi'nde 2. turu son saniyede kacirinca beklentiler artti. Tam hersey yolunda gidiyor derken hem kulup icinde hem kulup disinda karanlik gucler her tarafini sardi kartalin. Bunlar asilamayacak problemler degildi fakat Yildirim Demiroren baskan olduktan sonra aydinlik neymis unuttuk.

Takimini bu kadar seven bir baskan her kulube nasip olmaz, fakat ne yazik ki kulubu sevmekle baskan olmak farkli seyler. Burada uzun uzun yonetimin hatalarini anlatmayacagim. Herkes Ronaldo'lu Zago'lu takimin nasil dagitildigini, Del Bosque olayini, 45 oyuncu transferini, talihsiz aciklamalari, kupanin kapi kapi dolastirilmasini biliyor. Sadece Besiktas'in hala transfere ihtiyaci oldugunu kabul etmelerini ve son oynanan Gaziantepspor macindaki 4'lu defans blogunda oynayan oyuncularin hicbirinin Besiktas'in as kadrosunda yer almamasi gerektigini en kisa zamanda gormelerini diliyorum.

Maca gelince; Super Lig'in kalitesi o kadar dusuk ki, Besiktas'in 7 defa geriden gelip maclari galip bitirmesi bana hicbirsey ifade etmiyor. Kazanma arzusuymus, inanmakmis hepsi hikaye. Bugun Kasimpasa Spor dahil, Super Lig'deki hangi takimin oyuncularina Besiktas formasi giydirseniz puan cetvelindeki en kotu yeri bu olur. Bu takimin acilen, en az bir stoper ve bir sol bek oyuncuya ihtiyaci var. Koray'in gitmesiyle Cisse alternatifsiz kaldi, o yuzden Serdar Kurtulus iyilesince, buyuk maclar haric sag bekte yerini alacak. Gokhan Zan da saniyorum onumuzdeki haftadan itibaren takima girmis olacak. 1.80m boy ile stoper olmayacagini, olursa da Liverpool maci gibi hezimetleri daha cok yasayacagimizi gordugunu umdugum yonetimin, Serdar Kurtulus'un orta saha oynamak zorunda kalacagi maclar icin (orn. Fenerbahce maci), sag beke de bir transfer yapmasi gerekiyor. Zorla sag bek oynayan Ali Tandogan yabanci oldugu bu bolgede elinden geleni yapmasina ragmen yine de verimli olamiyor. Sol bek oynayan Ibrahim Uzulmez'den hic bahsetmeyecegim. Ertugrul Saglam'in takimin basina getirilmesi, Tello ve Holosko tansferleri bu yonetimin bugune kadar yaptigi en akillica islerdi.

Bu sene lig gercekten cok zorlu gececege benziyor. Fenerbahce'nin kadrosu cok guclu ve zengin. Avrupa maceralari bittikten sonra Super Lig onlara hafif gelecek. Galatasaray da yabancilarini oynatmaya baslayinca gucune guc katacak. Besiktas rakiplerinin Avrupa kupalarindaki maclari donusu yasayacagi kayiplari lehine cevirebilirse, fikstur avantajiyla beraber bir adim onde gozukuyor. Tabi ciddi sakatliklar yasamazsa.

Hiç yorum yok: